Kim demiş dünya malı dünyada kalır diye?
Eğer sen cebindeki parayı başka birisi için ne kadar harcayabiliyorsan öteki taraftaki hesap bakiyeni de o kadar artmış olur.Al sana paranı yanında götürme yöntemi,bundan daha kolayı da olamaz.Bir arkadaşın ve ya komşun dara düşmüş ama senin umrunda değil,cebindeki akrebinle mutlu ol,demek ki dirhem vicdanın yok ya da o kadar bencilsin ki tek başına bu hayatta mutlu ol.Bakalım yaradanın sana verdiği nimetler sonsuza kadar akıcak mı?
Gerçek mutluluk başka birini mutlu ettiğinde elde edilen bir şey ama bizler bunu unutmuşuz.Hesap bakiyemizde ki rakamlar arttıkça mutluluğumuzun arttığını sanıyoruz.Yapayanlız bir milyarder olsak neye yarar ki?İki dostla beraberce bişeyler yapamıyosak eğer..Dünyevi şeylere kendimizi çok kaptırmışız.Dara düşmüş bir kişiyi o olumsuzluktan kurtarmak onu mutlu etmek seni gerçekten mutlu edicek,rahatlatacak ama biliyor muyuz ki bunu?Hiç denemessek nerden bilebiliriz ki?
Hele hele hiç tanımadığımız ve belki de bir daha hiç görmeyeceğimiz bir kişiye gün içinde bir küçük iyilik yapmanın tadı hiç bişey de yoktur.Denemesi bedava.Ama öyleki kimse cebinden üç kuruşu başkası için harcamasın diye ne taklalar atıyo ne hesaplar yapıyo,paraya nasılda tapıyo.Hayatın en önemli şeyi haline gelmiş.Evet para önemli bi faktördür günümüz dünyasında ama en önemli şey de değildir.Onun için ruhunu,eşini dostunu huzurunu satmanında bi manası yok.
Para mutluluğumuzu ancak belli bir noktaya kadar arttırabilir,yani dünyanın en mutlu adamı,dünyanın en zengini değildir.Yada dünyanın en bilge adamı da dünyanın mutlu kişisi tabiki değildir...
Ve sanmıyorum ki yaradan bizim ne yiyip ne içtiğimizle ilgilensin,ondan ziyade insanlarla nasıl geçiniyoruz ona bakıcaktır sanırım bana kul hakkıyla gelmeyin demesinden belli değil mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder